DİM ÇAYI

Dim Çayı Alanya merkezine yaklaşık 16 kilometre uzaklıkta bulunan, bölgenin meşhur doğal güzelliklerinden bir tanesidir. Bölgede bulunan Kestel ya da Tosmor yol ayrımı üzerinden kuzey yönüne doğru ilerlediğinizde yolun karşılıklı her iki tarafında piknik alanları olduğunu göreceksiniz. Bu alanların tümü Dim Çayı’nı ziyaret gelen misafirlerin keyifli vakit geçirebilmesi için düzenlenmiştir. Özellikle balık yemek ve mangal yapmak için en ideal yerlerden bir tanesidir.

Dim Çayı’nın kaynağı şehrin çevresini saran heybetli Toros Dağları’dır. Buradan doğan çay ortalama 60 kilometrelik bir akış güzergahı izlemektedir. Bu nedenle çayın çevresinde çok sayıda sayfiye alanı bulunmaktadır. Çay bahçeleri, restoranlar ve kafeler ile dolu alanda bağımsız olarak vakit geçirebileceğiniz ve kendinizi yeşilliğe bırakabileceğin yerler de mevcuttur. Özellikle Akdeniz’in sıcak yaz günlerinde sıcaktan bunaldıysanız Dim Çayı’nın serin suları sizi kendinize getirecektir.

Dim Çayı’nın üzerinde Dim Barajı ve Hes Antalya bulunmaktadır. Bu nedenle eski dönemlerde olduğundan daha az ziyaretçi kabul etse de yıllık ortalama kişi sayısı yine de 2 milyona yakın olmaktadır. Ağırlıklı olarak yabancı turistleri kendisine çekmeyi başaran bu çayın turizm açısından önemi de oldukça büyüktür. Ayrıca; Alanya halkı içerisinde 1936 yılında başlayarak 1948 yılına kadar süren çalışmalar sayesinde bu bölgede muz ve portakal yetiştirilmeye başlanarak dünyaya bir marka değeri olarak açılım sağlanmıştır.

Bu bölgenin bir diğer artı özelliği de çay üzerinde rafting sporunun icra ediliyor oluşudur. Yalnızca gelip görmek ve soğuk sularda yüzmek için değil off-roadlar ile rafting keyfi yapmak için de Dim Çayı muhakkak ziyaret edilmelidir.

Dim Çayı’nın keyfini çıkarttıktan sonra buranın hemen yanında duran müthiş bir doğa harikası bulunmaktadır. Çay ile aynı adı taşıyan bu mağara Dim Mağarası’dır. Alanya bölgesinin doğu kısmında, yerden 1691 metre yükseklikte bulunan Cebireis Dağı’nın batı yönünde bulunan bu mağara içerisindeki dikit ve sarkıtları ile insanların ilgisini yüzyıllardır çekmeyi başarmaktadır.

Çayın ortalama yıllık su akım miktarı 505.30 hm³ olup debi ortalaması ise 16 m³/sn’dir. Bu oranlara bakıldığında da ülkemiz sınırları içerisindeki en büyük çaylardan biri olduğu anlaşılmaktadır. Dim Çayı’nı çevrelemiş olan yaklaşık 14 – 15 adet birbirinden farklı yerleşim merkezi bulunmaktadır. Bu yerleşim birimlerinin tümüne Dim Köyleri adı verilir.

Kış mevsiminde yağmış olan kar yaz döneminde erimeye başlar. Bu nedenle özellikle de ilkbahar zamanlarında Dim Çayı’nın suyu oldukça düşük sıcaklıkta olur. Dim Çayı’nın geçmesi sebebi ile bölgede bir adet de vadi oluşmuştur. Bu vadinin adı da Dim Vadisi’dir. Bu vadi hem serinliği hem de yeşilliği ile en az mağara ve çay kadar turisti kendisine çekmektedir. Turizm sektörü için çok kritik ve ehemmiyetli bir noktada bulunan bu Dim Çayı’nı vadisi ve mağarası ile bir arada ziyaret etmek, yapılacak en güzel planlardan bir tanesi olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir